Yani bundan yüzyıllar önce Aşk biter mi Romeo diye merak etmiş midir Juliet, evlenince aşk bitiyor mu sence Leyla demiş midir Mecnun ya da lan dağı da deldik ama hadi aşk biterse neyse tünel olur demiş midir Ferhat? Bana sorarsanız bu replikler biraz bizim çağımıza özgü.Biz tüketim toplumunun yegâne temsilcileri için bir şeyin uzun süreli dayanıklı olması çok önemli. Şarjı uzun giden telefonlar garantisi bitmeyen ürünlere sahip olan bizler için bitebilen bir aşk elbette ki üretim hatası kabul edilecektir. O zaman aşk biter mi diye sormamız oldukça makul bu konuda anlaştık.
Gelelim bizlerin dünyasına, modern dünyamızda aşk alınıp satılabilir bir nesneye dönüştürülerek metalaştırılmıştır. Ona aşkınızı çok indirimli pırlanta yüzükle gösterin ya da aşkınızı muhteşem bir tatille ölümsüzleştirin gibi reklam cümleleri her yerde karşımıza çıkmaktadır. Aynı şekilde özel mülkiyetin çok önemli olduğu çağımızda bir şey eğer biz ona sahipsek, bizim için sermaye ise ve ya onu kullanabilirsek bizimdir. Marx bu konuda sevgililerin birbirlerini özel mülkiyet olarak görmeye başlaması ve bu şekilde sahiplenmesi durumunda aşk ilişkilerinin kar beklentisi güdülen modern bir duygu sancısı olacağını vurgulamıştır. Yani uzun lafın kısası tüketim toplumu bize saf aşk yerine maddeler dünyası ile endeksli bir aşk sunmaktadır. O zaman çocuğun araba markasına göre değişen duygularımız tesadüfi değil.?
Tekrar başa dönecek olursak yani sorumuza o zaman aşk biter mi ? Tek taş yüzüğü satmak zorunda kalırsa, tatiller biterse ve ya verecek güzel hediyelerimiz olmazsa? aşk biter mi? Olur mu öyle şey dediğinizi duyar gibiyim. Bitmese de bizim fark etmemizin zor olduğu aşikar? Hocam ama dünya düzeni böyle ne yapalım özel mülkiyeti yıkalım da özgür toplum özgür aşk diye mi takılalım yani derseniz de sözü sevgili üstada bırakıyorum?
? Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez gönülden gönüle gider yol gizli gizli? ?
Velhasılıkelam gizli yolları ihmal etmeyelim cebe dokunanları değil kalbe dokunanları.
Hoşçakalın?

