TARİH YAZ, FEYYAZ!

26.11.2015 10:43:36

Doğuştan tek bacağı olmamasına rağmen, hayatına birçok spor dalını ekleyen ve spor sayesinde hayata sımsıkı tutunan Feyyaz Gözaçık,Türkiye´deki tek bacaklı ilk kayakçı olmasıyla,örnek teşkil ediyor.

Dünyaya gözlerini açar açmaz hayata 1-0 yenik başladı. Çünkü doğuştan tek bacağı yoktu. İlkokulda, okul bahçesinde arkadaşlarıyla futbol oynarken bu durumun kendine bir engel teşkil etmediğini anladı. Daha o yaşlarda Beden Eğitimi Öğretmeni olmak için dua eden Feyyaz Gözaçık, spor sayesinde hayata sımsıkı tutundu. Liseyi bitirdiğinde tekerlekli sandalyede basketbol oynadı. Daha sonra Kayseri Bedensel Engelliler Gençlik ve Spor Kulübü Ampute Futbol Takımı´nda top koşturdu ve kısa sürede Ampute Milli Takımı´na girdi. Başarılarının ardı arkası kesilmeyen Feyyaz Gözaçık aynı zamanda, Erciyes Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu´na başladı. Okulundan mezun olan ilk engelli öğrenci olan Feyyaz Gözaçık, Gençlik ve Spor Hizmetleri İl Müdürlüğünde yüzme antrenörlüğü yapıyor. Bu kadar işi aynı anda yürüten Feyyaz Gözaçık, şimdi de kayak yapmaya başladı. Hayatının hiçbir evresinde tek bacağının olmamasının engel olmadığını, zaman zaman bunu problem yapmış olsa da asla yenilmediğini belirten Gözaçık, ?Doğuştan sağ bacağım olmamasına rağmen spordan hiç kopmadım. Hayata hiç küsmedim. Benim diğer kişilerden tek eksiğim bir bacağımın olmamasıydı ama bu hiçbir şeye engel değildi? diyor.

/resimler/2015-11/26/1046529350819.jpg

Feyyaz Gözaçık´ın herkese örnek oluşturabilecek hikâyesini gelin hep birlikte okuyalım:

Biraz kendinden bahseder misin?

25 yaşındayım, evliyim. Liseyi bitirdikten sonra çaycılık yapmaya başladım. 

Çaycılık yaparken benim yapmak istediğim işin spor olduğunu anladım. Sporu meslek edinmeliyim diye düşündüm Erciyes Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu´na girdim. Okulumdan mezun olan ilk engelli öğrenciyim.

Neden Beden Eğitimi okumayı tercih ettiniz?

Benim doğuştan tek bacağım yoktu ama bu bana hiç eksi bir özellik gibi gelmedi. Çünkü normal insanların yaptığı her şeyi bende yapabiliyordum. İlkokulda, lisede arkadaşlarımla birlikte okul bahçesinde koltuk değnekleriyle futbol oynardım. Ben küçükken beden eğitimi öğretmeni olmak için dua etmiştim. Duam kabul oldu. Küçükken etmiş olduğum duaya çok inanıyorum. Küçükken hepimiz daha temizdik sonuçta. Duamın doğrultusunda bir yol izledim. Tabii bu süreçte bana yol gösterenler oldu. Eski kulüp başkanlarımız şimdiki kulüp başkanımız benim için yol göstericiydi. Ailemden de çok destek gördüm. Aslında benim de bazen karamsar olduğum dönemler oldu. Ama o dönemlerden kurtuldum.

Feyyaz Gözaçık nasıl bir öğrenciydi?

Üniversiteye ilk başladığımda da öğrenci işlerinden birkaç kişi gelmişti yanıma,?Koşabiliyor musun, yüzebiliyor musun? diye sorular sormuşlardı. Ben hepsini yapabildiğimi söylemiştim. Daha sonra okulda hocalarım okuldaki en iyi öğrenci olduğumu söylediler. Kendi içimdeki ümidi ben hiçbir zaman yitirmedim. Sürekli örnek olmaya çalıştım.

Spora nasıl başladınız?

Lise bittikten sonra spora tekerlekli sandalyede basketbol branşıyla başladım. 2 yıl tekerlekli sandalyede basketbol oynadıktan sonra milli takım seçmeleri oldu. Tecrübesiz olduğum için takıma giremedim.

Peki, futbola nasıl başladınız?

Kayseri Bedensel Engelliler Gençlik ve Spor Kulübündeyim. Kulübümüzde branş olarak ampute futbol branşı açıldı. Ampute ampütasyonun kısaltılmışıdır. Yani herhangi bir uzvunu kaybeden insanların oynadığı bir branştır. Ampute takımında koltuk değneğinden destek alarak futbol oynuyoruz. Aynı zamanda kalecilerimizin de tek kollarının olmaması şartı var. Futbolu zaten çok seviyordum. Manisa´da ilk turnuvada milli takıma seçildim. 2008´den beri de milli takımdayım.

Hayatınızın bu yönde ilerleyeceğini biliyor muydunuz?

Aslında hayır. Ben liseyi bitirdiğimde çaycılık yapıyordum. Daha sonra benim mesleğimin çaycılık olmadığını, farklı bir şeyler yapmam gerektiğini düşündüm. O dönemde hem basketbol oynadım hem de çaycılığa devam ettim. Milli takımda olunca Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu´na özel yetenek sınavı olmadan YÖK´ün direk atamasıyla girdim. Daha sonra okuldan mezun oldum.

/resimler/2015-11/26/1045428561151.jpg

Şimdi neler yapıyorsunuz?

Ampute milli takımında ve Kayseri Bedensel Engelliler Gençlik ve Spor Kulübü Ampute Futbol takımında top oynuyorum.  Aynı zamanda da Gençlik Spor İl Müdürlüğü´nde yüzme antrenörüyüm. Şu an çalıştırdığım downsendromlu öğrencilerim var. Nisan´la Mayıs ayları arasında bir yüzme yarışı var, onları o yarışa hazırlıyorum. Öğrencilerime de bir şeyler kazandırmaya uğraşıyorum. Mesela öğrencilerimden biri Türkiye birincisi olmuştu. Normal bireylere de yüzme dersleri veriyorum. Akademisyen olmayı da çok istiyorum.

Neden akademisyen olmak istiyorsunuz?

Spor yapmayı çok seviyorum. Ama yüzme antrenörü yaparken eğitimci olmanın güzelliklerini de fark ettim ve yüksek lisans yapıp akademisyen olmak istediğime karar verdim. Gençlere eğitim vermek, onları yönlendirmek benim için çok güzel bir şey.

Kayakyapmaya başladınız?

Okuldayken kayak yapmayı çok istemiştim. İlk başta kayak yapabileceğimden emin değildim, zor olacağını düşünüyordum. Türkiye´deki ilk engelli kayakçıyım. 2 yıldır kayak yapıyorum. Bizim kulübümüze gelen gençlere de ışık olmaya çalışıyorum.

Peki, kayak zor olmadı mı?

Tek ayakla dengede durmam zor, ama kayak yaparken aparatın uzun olması işime yaradı. Zorlanmadım. Zaten hayatım boyunca tek ayakla nasıl dengede durulacağını öğrenmiştim.

25 yılın içerisine bu kadar başarıyı sığdırmanın sırrı nedir?

Doğuştan sağ bacağım olmamasına rağmen bunu hiçbir zaman eksiklik olarak görmedim. Hayata hiç küsmedim. Bu benim için bir eksiklik değildi. Futbol, yüzme, basketbol ve birçok spor dalıyla uğraştım.Halende uğraşmaya devam ediyorum ve edeceğim. İnsanlar yok yere hayata küsmemeliler. Bu hayatta hiçbir şey imkânsız değildir. Siz isteyip inandıktan sonra her şeyi başarabilirsiniz.  (Röportaj: Ayşenur Sarıkaya)

/resimler/2015-11/26/1044248090943.jpg   /resimler/2015-11/26/1044522935183.jpg

 

 

 

 

 



Anahtar Kelimeler: TARİH FEYYAZ