MOTOSİKLET BİR TUTKUDUR

MOTOSİKLET BİR TUTKUDUR

Büyük şehirlerde yaşayıp, her gün işe gidip gelmek zorunda kalanların, trafik de zaman kaybetmek istemeyenlerin yeni gözdesi motosikletler. Her yaş grubuna hitap eder oldu son yıllarda. Özellikle de büyük şehirlerde. Nüfusumuzun 1 milyon 200 bini geçtiği

Günden güne de artar hale geliyor. Alternatif ulaşım aracı olarak başı çekmeye başlayan motosiklet tutku haline dönüştü.

Her işi yapmanın bir kuralı olduğu gibi, elbette bu motorlu araçları kullanmanın da kuralları var. Gerekli olan bilgileri almak için bu işi profesyonel olarak yapan Şahrullah Karatay ile görüştük.

Motosiklet kullananların trafikte büyük sıkıntı yaşadığını dile getiren Karatay, “Motorlu araç sahiplerinin kendilerine gerekli özeni göstermemektedir. Motorların küçük olması nedeniyle sürekli sıkıştırılıyoruz. Hatta bazen ciddi kazalara neden olmaktadır.  Motosiklete binmek büyük bir tutku. Ayrıca küçük olması nedeniyle yoğun trafikte ilerlemek te daha kolay. Bu hobi zamanla öyle bir hale geliyor ki hayatınızın merkezine oturup vazgeçilmez bir hal alıyor. Her ne kadar zevkli bir iş olsa da dikkat etmez iseniz bir o kadar da tehlikeli maalesef. Mutlaka eğitim ile beraber ehliyetini de almak gerekli. Trafikte seyrederken kurullara da dikkat edilmesi gerek” dedi.

Motosiklet kullanırken sürücülerin kılık kıyafetlerine de özen göstermesi gerektiğini belirten Karatay, “Bu aracı kullanırken mutlaka özel kıyafetlerinde giyilmesi, sürücüler için oldukça önemli. En başta ise kask takmak gelmektedir. Zira ufacık bir kaza sonrası oldukça ciddi yaralanmalara neden olabilir. Üzerinizdeki sıradan bir kot beş metrelik bir sürüklenmede parçalanırken, bu iş için yapılan özel kıyafetlerin içerisinde köpükler bulunmaktadır. Bu köpükler yere düşüp sürüklenmeye başladığınızda, kıyafetin içerisinde şişerek vücudunuzu büyük yaralanmalardan korumaktadır” ifadelerini kullandı.

Trafikte seyreden sürücülerin bir birlerine gerekli saygıyı göstermediğini belirten Karatay, “Motora binmek eğlenceli olduğu kadar, belirli bir zamandan sonra da getirdiği kolaylıklar açısından vazgeçilmez bir hale geliyor. Bizde ki ailece olan bir sevda. Genetikte diyebiliriz buna. Babam, ben ve dayım bu işi profesyonel olarak yapıyoruz. Hatta yurt dışında birçok yarışa katılıp madalyalar kazandık. Lakin birkaç yıl önce dayım Mustafa Sesigüzel, başka bir araç sahibi tarafından sıkıştırılarak elim bir kaza geçirdi. Kaskı ve kıyafeti olmasına rağmen 4 ay boyunca yoğun bakımda kalarak, hayat mücadelesi verdi. İyileştikten sonra da uzunca bir süre hafıza kaybı yaşadı. Sevdiğimiz hobilerimizi yapamaz hale geldik. Her şey sadece birazcık hoşgörü ve saygıdan ibaret. Toplum olarak gerek trafikte, gerekse hayatımızın her alanında bir birimize saygıyı korur isek böyle kötü olaylar yaşamak zorunda kalmayız” dedi.

Bu işe gönül verenlerin sayısının Kayseri’de oldukça fazla olduğunu belirten Karatay, “Amacım gönül veren dostlarımı bir araya toplamak. Bu iş için gönüllü olarak çalışacağım. Yaşadığımız kazadan sonra fazlasıyla ders aldık. Lakin en az bizler kadar diğer motorlu araçları kullananların da bilinçlenmesinin gerekli. Şu vardır ki motosiklet kullanan şoförlerin ise trafikte başkalarının hayatını tehlikeye atacak harekette bulunmamalarını tavsiye ediyorum. Trafikte bazen görüyoruz ki sürekli şerit değiştiren motosiklet kullanıcıları var. Diğer araçları önemsemiyor. Otomobil gibi büyük araçlar motosiklet kullanıcılarını trafikte zor fark edebiliyor. Bu nedenle motosiklet kullanıcıları hem kendilerini hem de başkalarını düşünmek zorundalar ” ifadesine yer verdi.

 Haber: Berna Utaş Utangan