BAŞÖRTÜSÜ HAKTIR!

BAŞÖRTÜSÜ HAKTIR!

Cumhurbaşkanı Adayı Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu dün Kayseri'de birbirinden önemli açıklamalar yaptı. Üzerinden büyük bir iftira kampanyası yürütüldüğüne dikkat çeken İhsanoğlu, Başörtüsü haktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Adayı Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, büyük bir yalan ve iftara kampanyası ile karşı karşıya olduğunu belirterek, “Bu süreci Türk Halkı ile aşacağız,” dedi. İhsanoğlu, başörtüsünün ise hak olduğunu söyledi.

  Eşi Füsun İhsanoğlu ile birlikte tarifeli uçakla Kayseri’ye gelen Prof. Dr. Ekmelettin İhsanoğlu, Hiltol Otel’de basın toplantısı düzenledi. Burada önemli konulara değinen İhsanoğlu, Kayseri’ye övgüler yağrdırdı ve “Mediyetler beşiği Kayseri’de olmaktan büyük mutluluk duyuyorum” ifadelerine yer verdi.

  İhsanoğlu, yaptığı konuşmada, 15 gündür seçim çalışmaları için sahada olduğuna işaret ederek, son günlerde karalama kampanyası adına bir hareket tesbit ettiğini belirterek, şu örneği verdi: “Trabzon’da cuma namazını eda ettik camiden çıktı genç bir arkadaş yanımıza geldi. Emniyet görevlileri uzaklaştırmak istedi. İri yapılı bir zattı arkadaşlar ondan çekindi bana dedi ki, “siz çankayaya çıkınca Kuran`ı yasaklayacaksınız”. Ezberlemiş. ben hafızım dedi. Hafız olmadığı belli… Hafızlık çalışanların okudukları Kuran’ın ruhu yüzlerinden belli olur. Lütfen tamamlasın dedim.
Ben senden Çankaya’da kıraatı aşra bekliyorum dedim. Baktı anlamadı. Hafza çalışan biri olsa anlardı.
Baktı anlamadı ve ayrıldı. Bundan sonra iftira furyası başladı. Bugün hala yeni bir kampanya başladı. ihsanoğlu Çankaya’ya seçilirse Kuran okutmayacak deniyor. Bu kadar yalan iftira olur mu?”

HAK, DİNİ VECİBE, GELENEK

İhsanoğlu, başörtüsü meselesi noktasında adı üzerinden çarpıtmalar yapıldığına vurgu yaparak, “İkinci mesele başörtü meselesi. Benim üniversitedeki tavrımı anlattım. 28 Şubat’a rağmen başörtülü kızlarımızı derslerime aldığımı anlattım.Başörtüsü bir haktır dedim.
Dini bakımdan dini vecibedir. Üç, gelenek… Sosyolojik bakımdan öyle gelmiştir.
Haktır, dini vecibedir ve gelenektir. Bu bir ve ikiyi atıp, “İhsanoğlu başörtüsü gelenektir dedi" diyorlar.
Bunun hala tekrarlanması ve milletin önünde nefret söylemi yapılması çok ilginçtir.” Şeklinde konuştu.

İFTİRA, İFTİRA

Cumhurbaşkanı Adayı İhsanoğlu, İsrail konusunda konuşurken, şu görüşlere yer verdi: “Ben İsrail’in tecavüzlerini kınadım. Devlet terörizmi yaptığını ifade ettim. Buna rağmen benim İsrail’le karşı olmadığımı bitaraf kaldığımı iddia ediyorlar.Filistin ile ilgili Gazze ile ilgili ben fikrimi açık açık ifade ettim. İsrail`in bu hunharca vahşice saldırısını defalarca kınadım ve yapılması gereken şeyleri söyledim.İki yol vardır dedim. Bir BM Güvenlik Konseyi iki Cenevre dedim. Dün Cenevre’de İslam ülkeleri benim söylediğim yol benim açtığım yoldan devam ettiler.
Bütün ben bunları söylüyorum bunların hiçbirisi kaale alınıyor söylemediğim laflar üretiliyor eğer Allah’a Kuran’a inanıyorlarsa biraz Hûcurat suresini okusunlar.”

Toplantıda, daha sonra soru cevap bölümüne geçildi.

SORU : HAYRETİME GİDEN BİR KONU VAR… SON MAHALLİ SEÇİMLERDE CHP YÜZDE 28 MHP YÜZDE 18 ALDI. SİZİ DESTEKLEYEN PARTİLERİN YÜZDE 5’TEN DAHA FAZLA OLDUĞU KANAATİNDEYİM. SAYIN BAŞBAKAN YÜZDE 43 ALDI. BUNUN SİZİN TARAFINIZDAN SIK SIK TEKRAR EDİLMEMESİNE ŞAŞIRIYORUM BEN. BEN O KANAATTEYİM Kİ İLK TUR YÜZDE 51’DEN DAHA FAZLA BİR ŞEKİLDE SİZİN LEHİNİZE KAPANACAK DİYE DÜŞÜNÜYORUM.


Çok teşekkür ediyorum. Biz halkımızın sağduyusuna güveniyoruz. 2 partiyle başlayan seçim kampanyası şimdi 10 partiyi aşan bir şekilde devam ediyor.
Biz kimseye karşı değiliz. 3 aday var. Ben şahsen bir adayın diğer adaylara karşı ortaya çıktığını düşünmüyorum. Vatan adına bir görev yapılıyor.
SORU: BAŞBAKAN’IN ‘BENDEN ÖDENEK İSTEDİ’ AÇIKLAMASI

Ben Sayın Başbakan’ın bütün sözlerini takip etme ve onun üslubuna katılma imkanım yok. Ben Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin adayı olarak ortaya çıktım o zaman ve kazandım. Karşımda Arabistan, Pakistan, İran, Malezya, Bangladeş ve Mısır olmak üzere birçok aday vardı. Ben bu seçimin nasıl kazanılacağını devlet ricalimize söyledim ve bu seçimi mükemmel bir şekilde kazandım. Ve bu şerefli görevi milletime kazandırdım.
İkinci dönemde ise uzatma isteği benim karşımdaki diğer devletlerden geldi.
Şimdi ben bunları ilk defa söylüyorum. Bunları burada söylemek istemezdim uluslararası siyasetin nazik bir üslubu vardır. Devletlerarası ilişkiler bizim iç politikamıza benzemez.
Bu görevlerde minnet borcu yoktur. Siz bir görev yapıyorsanız minnet bekleyemezsiniz.
Görevim sonunda Sayın Abdullah Gül çok güzel bir teşekkür mektubu yazdı. Başkaları da yazdı gerekirse açıklarım.
Ödenen iki tür para vardır. Bir aidat bir de bağışlar var. Ben doğrusu başka ülkeler bağış yaptığına göre benim ülkemin de bağış yapmasını istemiştim sayın başbakan onu hatırlıyor sanırım.

SORU:  HEM PARİTLER ÜSTÜ OLDUĞUNUZU SÖYLEYİP HEM DE MİLLETVEKİLLERİYLE TOPLANTI YAPMAK DOĞRU MU? KADİR GECESİ VATANDAŞLARA GELEN MESAJLARI SİZ Mİ GÖNDERDİNİZ. VATANDAŞLARDAN TEPKİ GELDİ ÇÜNKÜ…
-Anlayamadım. Yani kandillerini tebrik ettiğim için mi tepki var. Ben orada kadir gecesini tebrik ettim. Bana oy verin demedim.
İki partimizin milletvekilleri var. Burada bizimle beraber BBP Genel Başkan yardımcısı başka partilerin il başkanları hepsi var. Burada bütün partiler var. Arzu ederseniz listesini size göndeririz.

SORU: HEDEFLEDİĞİNİZ BİR RAKAM VAR MI?
-Yüzde 60…
YÜZDE 60 BEKLENTİNİZ Mİ YOKSA ANKET SONUCU MU?
-Bütün hepsinin bir birleşmesi sayılabilir. İki partinin toplam yekunu ve 10-11 partinin küçümsenmeyecek potansiyeli artı bu seçimlerde farklı bir şey olacak. O çok mühim. Bu içinden geçtiğimiz dönem siyasi ve sosyolojik haritada değişim süreci.
Cumhuriyeti kuran CHP. 1923. Türk milliyetçiliğinin temsilcisi MHP. Kökü 1940’lara giden bir parti.
Bu iki parti çok farklı. Dünya görüşleri felsefeleri olduğu halde bugün toplumsal ve siyasi uzlaşmanın zaruretini hissedip mutabakatı yapmışlardır.
Bu mutabakat iki genel başkanın düşüncesi olabilir ama onun altında sosyolojik bir olay. Türkiye’de siyasette bir değişim ihtiyacı olduğunu görmemiz lazım.
Bu değişimler beraber istikrarı huzuru elde etmek ve Türkiye’nin yurt dışındaki itibarını geri getirmektir.
Bu dönüşüm çok köklü bir dönüşümdür. Bizim verdiğimiz rakam bir temenni bir rüya değil. Bu verileri rakama dönüşmüş halidir.

SORU: İSRAİL’E KARŞI ÇOK SERT AÇIKALMALR GELİYOR AMA 2 İDDİA VAR BİRİ JET YAKITI SATILDIĞI DİĞERİ İSE BAŞBAKAN’IN OĞLUNUN GEMİELRİYLE İSRAİL’E TİCARE YAPTIĞI


-İddialar delile muhtaçtır. Temennim odur ki iddianın sahibi delilini ortaya koysun. Bir iddiada bulunan insan delilini ortaya koymalı. Ama Türkiye’nin İsrail’e ticareti çok artmıştır. Türkiye ticaretini İsrail’le yapmak durumunda kalmıştır. Çünkü Suriye ve Mısır kapanmıştır.

SORU: SP’NİN `HİÇ BİR ADAYA DESTEK VERMEYECEĞİZ AÇIKMALASINI` NASIL DEĞERLENDİRYORSUNUZ
-SP Genel başkanının ifadesini biz takip ettik. İlk ve ikinci ifadesini de hatırlıyoruz. İlk olarak benim adım telaffuz edildiğinde takdirlerini söylemişti.
Türkiye’de açıktan görüş bildirmek o kadar kolay değil. Size bir örnek buraya gelirken eşim yanımdan biraz kalktı o sırada 5-6 kişi geldi. Efendim biz sizi seviyoruz oyumuz size dedi. Ama yanıma biri gelince kalkıpğ gittiler. Türkiye’de böyle bir hal oldu.
Demokrasi mücadelesi hamasi sözlerle kötüleyerek olmaz. Biraz daha rahat olalım. Mühim olan memleketin daha iyi bir noktaya gelmesi

SORU: ONE MINUTE ÇIKIŞINDAN SONRA FİLİSTİN’DE NE DEĞİŞTİ
-2007’ye kadar İsrail birkaç defa saldırı yaptı. Adam öldürdü ev yıktı. Ama 2007’nin sonunda ve 2008’in başında bugünkü senaryo aynen o gün uygulandı ve 1500 kişi şehit edildi.
O günden bugüne aynı senaryoyu yaşıyoruz. Önümüzde iki tane uluslararası yol var. Birisi kapalı diğerini de ben icat ettim. Şimdi bunu üçüncüsü uluslar arası mahkemeler. O yolu denemek lazım. Hamas’ın iktidara geldiği günden beri Gazze’ye tatbik edilen ambargo bugün de devam ediyor.

SORU: 22 TEMMUZ OPERASYONU?
Polislerin polisleri savcıları savcıları hapse atması Türk adalet tarihinde kara bir leke olarak yer alacaktır. Yargı ve kolluk kuvvetlerinin siyasileşmesi korkunç bir durum. Yargıya güvenimizi kaybedersek bu ülke çöker. Adalet mülkün temelidir.