GÜNCEL

GÜNCEL Haberleri

AK PARTİ İLE AYNI YOLDAYIZ

17.03.2020 09:55:00

Çarşamba söyleşilerine konuk olan Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı Serkan Tok, ''Kayseri'de Cumhur İttifakı sorunsuz olarak yola devam ediyor'' dedi

Milliyetçi Hareket Partisinin Kayseri için önemi nedir?

Milliyetçi Hareket Partisi bir kere dünya açısından önemlidir. Kayseri’ye gelmeden önce dünyayı bir ele almamız gerek.  Bütün insanların devlet ve milletlerini seven bir yapısı mutlaka vardır. Bu yapı İngilizler için farklı, Fransızlar için farklıdır, Almanlar için farklıdır. Bizim yani Türkler içinse bu yapı devletimiz var olduğu günden bu güne kadar gelen bir sistemdir. Buna biz Türk Milliyetçiliği sistemi diyoruz. Bu ne zaman fikirleştirilmiştir? Son 100 yıl içerisin de baktığımız zaman bir fikir sitemi haline getirilmiştir. Bizim de bugün adını Ülkücü Hareket koyduğumuz Milliyetçi Hareket Partisi olarak nitelendirdiğimiz fikir sistemi kurucuları rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş’tir. Ondan sonra biz bugün ki liderimiz ile Devlet Bahçeli Beyle partimizin ülkücü hareketin genel yapısını dünyaya uygun Türkiye’ye uygun ve şehrimizde de Kayseri’ye uygun bir çalışma anlayışı içerisinde devam ettiriyoruz. Bu çalışma anlayışımız nedir? Genel Merkezin belirlediği, Genel Başkanımızın, liderimizin, belirlediği programları ivedilik ile şehirlerimiz de halka bir an önce ulaşabilmesi için anlatma mantığıdır. İl Başkanlıklarının görevi budur. Görev nedir? Genel Merkezimizin, liderimizin, bizim vatandaşlarımıza, ulaştırılmasını istediği bilgileri, fikirleri, düşüncülerini; devletle, milletle dünya ile, Türkiye ile indirgediğimiz de Kayseri ile ilgili düşüncelerini basın vasıtası ile veya kendi teşkilat yöneticilerimiz, mahalle başkanlarımız, ilçe başkanlarımız yoluyla halkımıza duyurulmasıdır. Gelelim Kayseri için önemine. Milliyetçi Hareket Partisi Türkiye Cumhuriyeti Devletinin 51 yıllık önemli bir partisidir. Devletine sadık, yıllar içerisinde devletiyle ve milleti ile beraber siyaset yapmış, milletine hizmet eden, hizmet etmeyi karşılığında hiçbir şey beklemeden yapan bir kuruluşuz. Ülkem sonra milletim sonra partim ve en son ben anlayışını sergilemiş ve bunu ispat etmiş bir genel merkeze bir lidere sahip Milliyetçi Hareket Partisi. Bu anlayışlar içerisinde Kayseri’de bir birlikteliği sağlamak, Kayseri’de bütünleşmeyi sağlamak, Kayseri’de devletine vefalı, milletine hizmet eden kadroları oluşturup bu kadroların şehrimiz için çalışmasını uygun bir çalışma ortamını oluşturduk. Amacımız şehrimize, milletimize ve Kayseri’ye hizmet etmektir. Milliyetçi Hareket Partisi Kayseri için birlikteliktir, siyasi birlikteliktir, kültürel birlikteliktir. Bu birliktelikle beraber hizmet etmektir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak yegâne görevlerimizdendir karşılıksız hizmet etmek. Milletine sadık, devletine vefalı kadroların oluşturduğu bir yapılanmayız biz.

Kayseri açısından hedeflediğiniz veya yapacaklarınız doğrultusunda Adalet ve Kalkınma Partisi ile bir fikir uyuşmazlığı yaşanıyor mu?

Ayrı yol haritaları, aynı hedef doğrultuları

Hayır, hiçbir sıkıntı yaşamıyoruz. Bunun sebebi de bugün bir ittifak süreci var, evet. Bu ittifak sürecinde ayrı iki parti olmamıza rağmen aynı hedefe koşuyoruz. Adalet ve Kalkınma Partisi kendi düşüncüleri içerisinde bir yol haritası çiziyor. Kendi ideolojilerine yakın şekilde ilerliyor. Onunla beraber bizimle bir yolda ilerliyor. Biz kendi siyasi düşüncemiz içerisinde bir yol haritası belirlemişiz. Aynı yolda hizmet ediyoruz. Yani aslında iki ayrı parti olabiliriz. Fakat kardeş bir yapı içerisinde birbirini seven, bütünleşen, birbiri ile hemfikir olmuş, Devlet noktasında, millet noktasında uyuşmuş, bir yapıdır bu. Kayseri’ye hizmet etme noktasında da aynı ilerler Cumhur İttifakı.

Milliyetçi Hareket Partisi denilince akla hep ataerkil ve erkek bir yapılanma geliyor ama aslında teşkilatın içinde kadın yapılanmada var. Kadın üyelerinizin partiye katkıları nelerdir?

Bizim öncelikle belirtmek isterim ki Kadın Kollarımız var. Güçlü bir Kadın Kollarımız var hem de.

Fakat bu Dünyada böyledir. Milliyetçiliğin tanımında genel de ilk etap kadın yapısının biraz daha az görüldüğü söylenir. Bu sadece Türk Milletine mahsus değildir. Diğer devletlerin milli düşünen siyasal organizmalarında da bu böyledir. 51 yıllık bir parti olarak biz bunu bugün daha farklı bir hale getirmeye çalışıyoruz. Elimizden gelen bükün imkânları da sağlıyoruz. Kadın üyelerimizin her zaman yanında ve destekçileriyiz. Bu sağladığımız imkânlar nedir derseniz, mesela Kadın Kollarını kurmak. Kadın Kolları ilçelerde kendi teşkilat yapılarını oluşturuyorlar. Güzel hizmet yapıyorlar. Gerçekten başarılı ve güzel işler yaptıklarının altını çizmek isterim.  Yine belirtmek isterim ki şehrimize, Kayserimize de artı değer kattılar. Milliyetçi Hareket Partisi Tadın Kolları, bizim şehrimize yakışıyor. Yaptıkları faaliyetleri biz takip ediyoruz. Destekliyoruz. Elimizden geldiğince yanlarında bulunuyoruz. İmkânlarımızı önlerine sergilemek noktasında hiç çekinmiyoruz. Gönlümüz Kadın kollarımızın daha da güçlü bir hale gelmesinden yana. Şehirde ki kadın yapılanmasının mimarlarından biride zaten Milliyetçi Hareket Partisi Kadın Kolları İl Teşkilatıdır.

Okullardaki Ülkü ocakları eleştirilere maruz kalıyor. Örneğin üniversite içinde ki yapılanmaya üniversite öğrencilerin bakış açısı “Sertler, baskı uyguluyorlar” benzeri oluyor. Buna cevabınız nedir?

Ben eski bir üniversite başkanıyım. O eleştirilen kısımım. Eski bir ocak başkanıyım. Bu bahsedilen yapıyı biz 20 yıl önce de aynı sizin gibi bize gelip soruyorlardı. O zaman da verdiğimiz cevap aynıydı. Bu zaman da verdiğimiz cevap yine aynı. Biz orada üniversite içerisinde siyaset yapmıyoruz. Üniversite içerisinde Ülkü Ocakları yapılanması her zaman şu şekilde ilerledi. Türk devletine sadık, Türk Milletine hizmet eden bir öğrenci teşkilatı, öğrenci yapılanmasıdır. Bu yapılanmadaki kişiler gelecekte kimi doktor kimi avukat kimi öğretmen kimi eczacı kimi mühendis olacaktır. Bu arkadaşlarımızın bu kültürü alarak Türk devletine sadık, Türk milletine hizmet etme kültürünü alarak yetişmesi ve gittiği yerlerde daha rahat hizmet ederken saygılı, sevgili, birbirini anlayan, birbiri ile daha rahat bir iletişim kurun yapı oluşturuyor. Mutlaka ki bizi kabul etmeyenler olacak. Mutlaka ki bizi kabul edenlerde olacak. Biz bunu her zaman böyle gördük, böyle görüyoruz. Bizi seven de olacak sevmeyende olacak. Ama virgül koyuyorum biz bölücü olmayan herkesi sever. Biz herkesin işi için mücadele etmeye hazırız. Üniversite teşkilatımızın yıllar içinde ki amacı budur. Mesela şöyle bir örnek verebilirim. Üniversite gençliği bizim dönemimiz de öyleydi bugün de öyle. Tıp Fakültesi var bilirsiniz kampüsün içinde. Bu Tıp Fakültesinde ki olay şu oluyor. Gelen birçok kişi kan arıyor. Kan arıyor ya. Ardından teşkilata geliyor ve bu teşkilattaki arkadaşlarımız 20 yıl önce de bugün de kanlarını çok rahat seve seve orda hasta olan vatandaşlarımıza veriyorlar. Bunu yaparken de kimseye ya sen Cumhuriyet Halk Partili misin? Sen MHP’li misin? Sen AK partili misin? Diye sormuyorlar. Allah rızası için orada bir kan verme olayı niye bugün Erciyes Üniversitesinde bir gelenektir. Gelen bütün hasta yakınları bizi bulur. Bizde onların siyasi hiçbir kimliğine bakmadan kan veririz. Bu bile bir değer değil midir?

Ama bunlar bilinmiyor. Bizim üniversite gençlerimiz bir yılda iki kez kan veriyor. 6 ayda bir kan veren gençlerimiz olduğuna bizzat şahidim. Biz de öyleydik çünkü biz de verdik, benim arkadaşlarım da verdi. Bunları biz milletimizi seviyor olmamızdan dolayı yaptık. Böyle bir yapılanmanın avantajları var.

Gerçekten bakın gereken kana bize bildiriliyor. Her ne grupsa en kısa şekilde bulunuyor ve yardım ediliyor. Biz üniversite teşkilatı olarak tek istediğimiz orada bayrağımızın dalgalanmasını istiyoruz. Bizim olmadığımız yerlerde sol örgütleri fraksiyonları oluyor. Bu fraksiyonlara baktığımız zaman içinde PKK’da oluyor. Bunlar adam dövüyor, bunlar öğrencilerin okula girmesini engelliyor. Bunlar konuşulmuyor. Şimdi bizim hiçbir arkadaşımız, hiçbir teşkilat mensubumuz hiçbir öğrencinin okula gelmesini engellemiyor. Okula erişim hakkını engellemiyor. Biz orada şunu söylüyoruz. Burada öğretim gören arkadaşlarımız devletine vefalı olsun, milletine hizmet edecek kadrolardan oluşturulsun. Bunu yaparken mutlaka ki bizi istemeyen birkaç kişi mutlaka olacak. Olanlara da “niye sen bizi istemiyorsun?” demedik. Dememiz de bizim açımızdan uygun ve doğru değil. Fakat Erciyes Üniversitesi öğrenci teşkilatının derneklerini, kulüplerini bir İstanbul ile karşılaştırın. Bir ODTÜ ile karşılaştırın.  Bir sol reaksiyonun elinde olan yer ile karşılaştırın. Orada ki sıkıntılılar ile burada ki öğrencilerin şikâyetlerini bir karşılaştırın. Arada dağlar kadar fark var. Biz kimsenin eğitim hakkını elinden almadık. Kimsenin okula girişini engellemedik. Kimseye sen niye böyle yaptın demedik. Biz sadece şunu istedik. Türk Devletine vefalı, Türk Milletine hizmet eden bölücü olmayan unsurların hepsine hizmet ettik. Bölücü olanlar da devlet tarafından cezası verildi. Onlara karışmak bizim işimiz değil. Ama kendi arkadaşlarımızın sorunları ile de ilgilendik.

 Ne gibi sorunlar?

Nedir bu sorunlar, Bir ev bulma sorunu. Dışardan gelmiş öğrencimiz. Ailesi kızını, oğlunu bırakmış o arkadaşlarımıza ev bulduk. Bir barınma ihtiyacı. İki yemek ihtiyaçlarına yardım ettik. Tabii bu arkadaşların barınması ile beraber gıda ihtiyacının temininde yardımlaştık. Kendi aralarında da birbirlerine yardım ediyorlar. Bu önemli bir ayrıntıdır. Üç güvenlik ihtiyacını karşıladık. İnsan kendini güvende hissetmek zorundadır. Çocuk şehir dışında okul kazanıyor. Ailesi de ülkücü. Çocuğunu ülkü ocaklarına teslim ediyor ve güvenerek gidiyor. Bakın bu çok önemli bir şey. Ocakta çay içmiş, yemek yemiş bir gencin Türk Devletine ihanet etme bir lüksü olamaz. Türk Devle görevlilerine saldırma gibi bir lüksü de olamaz. Devletin hiçbir unsurunu karşısına alacak hiçbir yapının içerisinde olamaz. O zaman ne oluyor? Bir barınak iki ihtiyaç ve üç güven bu üçü en önemlisidir. Aileler bunları düşündüğünde Ülkü ocaklarında Milliyetçi Hareket Partisin de benim çocuğuma hiçbir zarar gelmez diyor. Benim çocuğum burada devletine vefalı, milletine hizmet eden bir şekilde yetişir. Gider kaymakam olur, doktor olur, avukat olur, öğretmen olur, mühendis olur ama o mesleğe uygunda unsan olur. Buna çok şahit oldum. Üniversite de öğrencilere il başkanlığı yaptım. Ülkü ocaklarının üniversite teşkilat başkanlığını yaptım. Bu tür sorunları yıllar içerisinde hep çözdük, çözmeye çalıştık. Bugün de aynıdır. Arkadaşlarımızın evlerinin bulunmasında yardımcı olmak, gıda gibi ihtiyaçlarına el uzatmaktır. En önemlisi de güvenli bir alanda hissetmesini sağlamaya çalışıyoruz. O güvenli alanda okuluna gitmesi, evine gitmesidir. Bizim üniversite teşkilatlarımızın temel özelliği budur. Milletini seven, birleştirici, hizmet eden ve bunu yaparken de kanını vermeden geri durmayan bir yapılanmayız. Kimse bilmez ama her gencimiz yılda bir kez kan bağışında bulunmuştur. Milletini bir gören yapılanmadır. Bakın Kanın geri dönme hükmü olsa biz iktidarız öyle özetleyeyim. Çünkü biz seve seve milletimiz için o parti bu parti demeden kanımızı veririz.  Bir teşkilatlı yapı yapılıyor ve bu teşkilatlı yapının içerisinde de insanlar kendilerini daha güvende hissediyor. Adam Anadolu’dan ya da Anadolu olmasın İstanbul’dan, İzmir’den gelsin. Biz herkese aynı bakıyoruz fakat bölücü olmadığı takdirde. Bölücü olduğun da ne yapıyoruz? Emniyetlerimiz var, oraya teslim ediyoruz. Bizi sevmeyen insanların da attığı itiraflar oluyor. Onlara da bazen yok hükmünde sayıyoruz. Biz burada milletine hizmet etme çabasındayız. Karşınızda bir yapı var. Bu yapı size hizmet etmek için mücadele ediyor. Ki öylede yapıyoruz. Öyle olması için hepimiz el birliği içerişinde göz bebeğimiz üniversitelerimize sahip çıkıyoruz. Yapılması gereken de budur. Ocağın yanına gelen herkese de kapımız açık. Hizmet ederiz. Ailelerin kafaları rahat olsun ve inanın aileler özellikle bize ülkücü yurtları soruyorlar. Olmadığını dile getirince bu sefer tanıdığınız yurtlar var mı olarak soru yenileniyor. Bakın bu güvendir. Güvendiğimiz arkadaşlarımızın yanına her bir evladımızı gönderiyoruz. Varlık sebebimiz bu.

 Önümüzde ki kongre sürecinde yeniden adaylık düşünüyor musunuz?

Genel Başkanımın takriridir o. Liderimiz uygun görürse biz devamında hizmet için her zaman buradayız.

 Kayseri için hedefleriniz nelerdir?

 Hedefim tabii Kayseri için daha çok çalışmak. Siyasetin temeli hizmettir. İnsana, halka, vatandaşa hizmettir. İnsanları mutlu etme anlayışıdır. Bunun için çözüm üretmektir ve nihayetinde projeler hazırlamak zorundasınız. Şehrin sorunlarını vekillerinize veya belediye başkanlarınıza dile getirmek zorundasınız. Bize gelen sıkıntıları raporlayıp onları da belli alanlarda düzenleyip iletmek durumundayız. Et üretiminden, tavuk üretimine, Kayseri’de enerji sorunundan tutun ağır sanayi de Kayserinin yeri nasıl olabilirine kadar düşünüyor, değerlendiriyor ve projeler üretiyoruz. Böyle bir alanda zaten yapmazsanız görevinizi yapmamış olursunuz. Gelen vatandaşın taleplerini dinlemezseniz, Belediyelere veya vekillere bu talepleri iletmezseniz siyasetin birinci basamağında yanlış yolda olursunuz. Birinci basamağı kurumazsanız ikiye üçe çıkamazsınız. Birinci basamak bizler vatandaşlarımızın haklı taleplerini dinleyip gerek belediyelere gerek vekillerimizin bu konular da ilgili çözüm üretmelerini sağlamak için vatandaşla mercileri buluşturmalıyız. Bunu yapıyoruz, daha iyi yapabiliriz. İkinci görevimiz şehrimizin sorunlarını doğru yerde analiz ve tespit edip çözümleri ile ilgili yine gerekli mercilere raporlarımızı sunmaktır. Üçüncü görevimiz ise bunları takip etmektir.

Kayseri  sosyal belediyecilik anlamında sizce mutlu mu?

Vatandaşımız sosyal belediyecilik anlamında eksik görmüş olsa bu şekilde 17-0a olan bir yapıda belediyeleri bizlere teslim etmez. Vatandaş her şeyi farkında ve kendisi için iyi olanın yanında. Sosyal belediyecilik geniş bir kavram ama neticesinde Sosyal Belediyecilik olmasa böyle bir fark da olmazdı.

En son yapılan secimlerdi bir oy kaybı oldu mu?

Milliyetçi Hareket Partisi olarak bir oy kaybı olmadı. Çünkü biz şu inanca sahibiz. Çalışana Allah veriyor. Biz çalışıyoruz. Bugün burada bu saatte yerimizdeyiz. İnsanları dinliyoruz, cevap veriyoruz. Akşam düğün oluyor oraya gidiyoruz. 7/24 Aralıksız ilerleyen bir performansımız var. Her an görevimiz başındayız ve vatandaşımız bunu görüyor. Cenazeler oluyor cenazelere gidiyoruz. Hastalarımız oluyor, geçmiş olsuna ziyarete gidiyoruz.  Bunlar önemli hareketler. Vefa göstermezseniz, vefa bulamazsınız. Bu siyasette önemli bir nokta. Arkadaşlarımız ile oturuyor onları dinliyoruz yeri geliyor bizim bir derdimiz sıkıntımız oluyor onlar bizi dinliyor. Vatandaşın ne dediği sandıkta belli oluyor. Vatandaşta gereken azmi görüp ona göre cevap veriyor zaten ki 17ye 0 yaptı. Sosyal Belediyecilik olmasa böyle sonuç çıkar mıydı bilemem.

Erken seçim olabilir mi?

Erken seçim için Cumhurbaşkanımız yok diyor. Genel Başkanımız yok diyor. Bizim için o nokta da Genel Başkanımızın sözü önemlidir. Liderimiz yok diyorsa yoktur.



Anahtar Kelimeler: PARTİ YOLDAYIZ